23 Ekim 2010 Cumartesi

insanlar birbirlerini nasıl bu kadar çok seviyorlar anlamıyorum.sanırım jean berg'ten sonra bu duruma çok yabancılaştım(:
şimdi eski odamın haline,saçıma,duruşumdaki sert özgüvene..duvarlardaki yazılarıma,posterlerime baktım da...nasıl güzelmiş şimdi nasıl tek renk,şaştım.
oysa bir gece sinir krizimde hepsini yırtmış ona ait eşyaların tümünü bir kutuya doldurmuş kaldırmıştım.
o günden sonra benden başka kimsenin oraya girmemesini bırak,ben bile orada uyumuyorum.giyineceğim zaman alışverişe çıkıyorum.karıştırınca korktuğumdan odamı bi senedir toplamıyorum.yardıma ihtiyacım.
bir eternal sunshine'ı insan kendi yaratırsa,izlediği filmi de hatırlamaz böyle;zira partiküler çalışamıyorsun.format sistemi.
felsefeye,müziğe,tarihe,siyasete ilgim öyle düştü ki...kendime yabancılaştım,geride kaldım.
bundan sonra dedim ya,baştan ayağa kalkacağım.
sil baştaağan!değil kendi temelimden inşa olacağım.
bizim kızla konuştum,ilk en güzel procemiz hayata geçiyor,odamı da güzelleştirip,çalışma masası sistemimi kurup,notları temize çekmeye başlamam lazım.ilk ay rüya gibi değil de sarhoş gibi geçti gitti bakalım.

Hiç yorum yok:

yolun sonu ışık!

yolun sonu ışık!
(fotografın tüm hakları bu blog kullanıcısına aittir.) önceki kayıtlara uğramadan gitme derim ben sen bilirsin(: