ne televizyon istiyorum hayatımda ne de erkekleri...her biri seni bir zincire bağlayıp,oldugun yerde tutmak istiyor sanki.
ben gezmek istiyorum,sınırları tanımayıp,taşmak,yabancı dillerde kahkahalar atmak istiyorum.kimi zaman ingilizce düşünüp,araya türkçe kelimeler sokup yazdığım yazılar var amsterdam'da...şimdi ne konuştuğumu hatırlamadığım ama çok sevmiş oldugumu bildiğim insanlar...memleket hasreti yaratmayacak küçük seyahatler..daha kadıköy ü bile tam olarak nerde nesi var emin olamazken ben,her an elinde bir fotograf makinesi turist gibi şaşırarak,eğlenerek yaşıyorum hayatı.kulağımda kulaklık;her şarkıda kolayca modum değişir...
gitmek istediğim yerlere gitmek istediğim kişilerle gideceğim...
israele dilarayla,avusturalyaya babamla,yeniden paris e bu sefer gizemle,yeniden venedik tek başıma,yeniden izmire önderle,ingiltereye bilmiyorum kimle?avusturyayı alp abimle öğreneceğim...
mekanlar yanınızdaki kişiye göre farklı yüzlerini gösterebilir ya; ülkeler de öyle...
yarın alanya'ya gidiyorum.yoll olsun bana gideyim nereye oldugunun çok bir önemi olmaz yoldayken,yanında dostlar varsa şarkılar söylersin hikayeler anlatırsın,farklı görüşleri tartışırsın yaşarsın yolda.
sonra deniz gelir hem de akdeniz!tüm tuzu tüm sıcağı tüm turuncusuyla mavisiyle beyazıyla...ellerin buruş buruş olana kadar yüzer,kafan büzüşbüzüş olana kadar içer,ayakların patlayana kadar dans edersin diskoda(:
tatil, hayatın ta kendisi benim için şu sıra.okula gitmek bile eğlencenin ta kendisi...mesela birazdan gideceğim işingilizcesi dersinde her birimiz birer anaokulu çocuğuna dönüşüp, huşuu içinde dinliyoruz hocamızı ve bir şeyler söylemeye çalışıyoruz,yeni öğrendiğimiz kelimelerin asıl kökenlerine şaşırıyoruz...öyle tatlı ki balık burcu her yanından belli hocamız(:
arkadaşım fatihte çayocağı açmış,bugün okuldaki güvenlik tarkan abiyle onun yanına gidecektik ama tarkan abinin yeğeni hastalanmış.
okuldan eve gelip çanta hazırlamak çok alışık oldugum bir şey haline geldiği için heyecanlı değil sevinçliyim sadece!polaroid makineme film almam gerekebilir,bir de bozuk gözlerimi görür hale getirecek ve güneşten koruyacak bir gözlük...
bundan sonrasında ben sadece kendim için yaşıyorum,ah be insanlık beni kaybettin ya sana biraz acıyorum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder