23 Aralık 2010 Perşembe

insanlarla iletişim kurmak;kafandaki odandan çıkmana bağlı.
küsmek en kolayı var ya!başta zor geliyor küsülmüş olmak.sonra siliyor beynin yavaş yavaş...arada fotoğraflara bakıyorsun elin gidiyor,karşına çıkıyor vesair vurdular kırdılar gitgide daha az can yakıyor.

kazandıklarının yanında kaybettiklerin de seni sen yapıyor.

bir dakika önce gülerken bir dakika sonra ağlayabiliyorsa insan ve bu kadar basitken etrafında intihar eden onca insan ve bir bıçak ve bir bilek ve bir köprü ve bir uçurum.
bir polisin silahı çekmecede karşılaştığın.

yaşamayı her şeye rağmen seviyorsun'dan çok: merak ediyorsun.

bazen bir film karesi gibi geliyorsa anıların,bazen yazsam roman olur diyor (ve tabii hiç yazmıyorsan) bazen başkalarının hayatlarını yaşıyormuşsun gibi geliyorsa;
bu korkutmasın.
zenginsin demektir!

bir evin olsun kirasını ödemen gerekmeyen,yemek yapmayı bil bir de kıyafet dikmeyi gerisi teferruat olmalı.
hayatın işini barındırmalı ama işinden arda kalan zamanlarda yaşamak yerine işini severek yaparsa insan,gelen para neden geliyor anlamıyor bile!
sadece şarkı söylerken yaşadım bu hissi onun için konuşması kolay;
acaba adalet sağlamaya çalışırken de kullanacak mıyım bu cümleyi?


başkalarının hayatları çekici gelmesin,ne kadar çekici göstermeye çalışıyorlarsa o kadar boktan çünkü...asıl gösteremeyenler hayatı yaşamak için değerlendiriyor zamanını.

Hiç yorum yok:

yolun sonu ışık!

yolun sonu ışık!
(fotografın tüm hakları bu blog kullanıcısına aittir.) önceki kayıtlara uğramadan gitme derim ben sen bilirsin(: